On yıl önce bir menajerin işi konser ayarlamak, bütçe tutmak ve şirketi memnun etmekti. Bugün dinleyici elde tutma grafiğini okuyamayan, sosyal medya reklam kampanyasına brief yazamayan bir menajerin işi ciddi anlamda zor. Meslek sadece büyümedi — şekil değiştirdi.
LUVR Media'da menajerlik ve pazarlamayı arada bir toplantı yapan iki ayrı departman gibi değil, tek bir iş gibi ele almamızın sebebi tam olarak bu. Bir sanatçının çıkış takvimi, içerik planı ve turne rotası aynı kuyudan su çekiyor: dikkat. O dikkati iyi yönetmek artık işin kendisi.
İlk pazarlamacı menajerdir
Çalma listesine ya da reklama tek kuruş gitmeden önce birinin şu soruyu cevaplaması gerekiyor: bu sanatçı kim için ve neden umursanmalı? Bu bir pazarlama sorusu ve cevabı gitgide daha çok menajerden geliyor — çünkü masadaki tek kişi o: müziği de, parayı da, gelen mesajları da, rakamları da aynı anda gören.
En iyi çıkışlar, menajerin kötü bir kreatif brief'e "bu olmamış" diyebilecek kadar pazarlamadan anladığı, pazarlama ekibinin de sanatçıya neyin sahiden yakıştığını bilecek kadar yakın durduğu zaman oluyor. İki taraf da tahmin yürütmüyor.
Peki bu pratikte neye benziyor?
Sanatçının ekibiyle pazarlama ekibi üç ayda bir değil, her hafta konuşuyor. İçerik takvimi çıkış takviminin üstüne sonradan yamanmıyor, onunla birlikte kuruluyor. Ve performans verisi — dinlenme, kaydetme, izlenme oranı — sadece bu şarkının raporuna değil, bir sonraki şarkının kararına giriyor.
Şu an öne geçen sanatçılar reklam bütçesi en büyük olanlar değil. Menajerliğiyle pazarlaması aynı dili konuşanlar.